15 Ekim 2009 Perşembe

Mocheler, lambayequeler, chimular en son inkalar…



Sonunda bekledigimiz tarihiii gezilere basladik. 9-10-11 ekimde chiclayo, trujillo gezdik. gezdik ama mesela, mocheler nasil bitti, neden kayboldular ogrenemedik. Cunku ellerindeki kalintinin %80i daha acilmamis. Acilanlar da fena durumda, ama en azindan bi fikir veriyor.

Chiclayo’dan aldigimiz ilk tur bizi bay sipanin mezarina/piramidine, sipan muzesine, bi de tucume muzesine goturdu. Fiyatlar ekvatordakine gore daha iyi. Ama muzeler bazi durumlarda inanilmaz tesisler, bazilarinda yine sanki bi free-enterprise durumu var gibi…

Mezarlardaki adamlarin uzerinden cikardiklari seylere gore, burunlarina agizlarini kapatan bisiy takiyorlar. Hem sesi yukseltiyomus, hem de duygulari gostermiyormus. Buyuk adam, buyuk agizlik hesabi… Bi de kralin taktigi kupeler icin kulak gerek! Kocaman kupeler. Biri gomuldukten sonra, uzerine digerí, uzerine digerí diye gitmisler. Tapinaklar ust uste. Kocaman sehirler var daha kazilmayi bekleyen.
Aksam televizyonda 5i bi arada starwars vardi. Yemekleri odada yemek uzere, sizana kadar seyrettik. Sabah 6da, otobuse binerken kameraya cektikleri bi sirketle, trujillo’ya geldik.

Chiclayo Trujillo arasi uc saatmis, burada da Mocheler, Chimular ve en son Inkalar varmis.. daha cok piramit var... Yine cok buyuk bir bolumu acilmamis.. Piramit ve muze disinda bir de kralin sarayini gorduk. Duvarlar susleme dolu, kimisi rengarenk, yine yuzler, yilanlar, tilkiler, kuslar.. Peru da pasifikle andlar arasi col, arkeolojik bolgede heryer kum tabii… Ispanyollardan sonra mezar hirsizlari yine pek birsey birakmamis.

Trujillo ’da planimiz tura katilip ertesi gun huanchaco’da kalmakti. 2 kmlik dalgalar var, dediler. Turun son duragi orasiydi. Inip kalicaktik. Turda tanistigimiz yeni zelandali dean martin, gercekten adi bu, huanchaco’da da hava deniz de soguk dedi. Hemen vazgectik. Gece otobusuyle limaya gidelim dedik. Dean 4 aydir dolasiyormus. 2 ay brezilyada kalmis. limadan eve donecekti. Fekat gel gor ki, bu sefer de 4 gunluk bi tatilin son gunune denk geldik. Pazar aksam eve donus trafigi, limaya otobus yok. Dean’e bi kisilik bi yer bulduk. Biz de ertesi geceye aldik. Trujillo´da bi gun gecirsek fena olmaz demistik. Iyi de oldu.

Kalacak yer baktik.yine hosteltrail.com’dan. Kocaman bi evin bazi odalarini kiraliyor Carmela teyze. Odalar kocaman, temiz vs. bizimle ayni tura katilan jan’la hanna da orda kaliyormus. Yine bi basimiza neler geldi neler sohbeti yaptik evin avlusunda.

Sabah 12de odadan zor ciktik. Eski sehir sanki ortasinda kalmis sehrin. yine bir kac guzel duzenli sokak, bir, iki katli renkli binalar, bi kisim “ferforjeler”, pencereler, bir iki buyuk meydan, renkli suslu kliseler ve hooop bir iki sokak sonra kohne, karanlik, carpik curpuk, gri, gercek sehir... Guzel bir ogle yemegi yedik, ya da cok actik. corbadan cikan ve tirnaklarla bize dogru bakan tavuk bacagina pek aldirmadik… sonra oyuncak muzesi. acikcasi kucuk bir bolum yerlilere ait donemlerdendi. oyuncaklarin kalani avrupadan 1900 – 1950 arasi donem trenler, bebekler, arabalar, kuklalar… cok guzel oyuncaklar vardi... gerisi biraz daha sokaklarda dolas, yine uzun zamandan sonra guzel kahve bul ve yola hazirlanla gecti. zaten artik 15dkya terminale dogru hareketlenmek lazim…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder